| Endometriozis
rahim içini döşeyen dokunun (endometrium) rahim
dışında gelişmesidir. Endometriozis tıpkı rahim
içini döşeyen doku gibi hormonlara duyarlı olup
adet sırasında kanar. Karnın içinde oluşan bu
mikro kanamalar zamanla iltihap bezleri yangısal
durum oluşturmakta ve yapışkanlıklara sebep
olmaktadır. Bu kistlere endometrioma adı verilir.
Endometriozisi olan kadınların yaklaşık %50
sinin çocuk sahibi olabilmeleri için tedavi
olmaları gerekir. Yine kısırlık nedeni ile başvuran
kadınların yaklaşık %25 inde endometriozis saptanmaktadır.
|
|
4-
RAHİM AĞZINA (SERVİKS) AİT PROBLEMLER
|
| Rahim
ağzındaki yapısal, enfeksiyona ait ya bu bölgedeki
salgıyla (mukus) ait bozukluklar kısırlık sebebi
olabilir. Rahim ağzına salgılanan mukus spermlerin
genital yoldan taşınmasını kolaylaştırır. Östrojen
ve progesteron hormonları etkisi altında mukusun
siklus sırasında miktarı ve nitelikleri değişir.
Polip gibi iyi huylu tümörler veyabu bölgeye
uygulanmış olan cerrahi girişimler kısırlığa
sebep olabilmektedir. |
| 5-
RAHİM FAKTÖRÜ |
| Histerosalpingografi
rahim içi ve tüplerin durumunu göstermek açısından
yararlıdır. Adetin bitiminden sonraki 1 hafta
içerisinde ve yumurtlamadan önce yapılır. İlaç
rahim ağzından verilir ve rahmi doldurarak tüplere
doğru ilerler ve karın boşluğuna dökülür. Rahimde
yapışıklık, rahim boşluğunun durumu ve myom
ılup olmadığı incelenir. HSG çekilirken radyopak
maddenin oluşturduğu basınç ile bazen tüplerde
varolabilen mukus tıkaçları açılabilir. Bu nedenle
HSG sonrası kendiliğinden gebelikler oluşabileceği
konusunda uyarıda bulunmak gereklidir. HSG aracılığı
ile saptanan anomalilerin kesinleşmesi veya
tedavisi için histereskobi yapılır. |
| 6-
KARIN İÇİ ZARI İLE İLGİLİ PROBLEMLER |
| Peritoneal
faktör endometriozis veya peritoneal yapışıklıklar
gibi üreme organlarının veya karın boşluğunun
iç yüzeyini kaplayan zarın anomalileri ile ilgilidir.
|
| 7-
ALERJİK NEDENLER |
| Alerjik
nedenler kısırlık nedeni olabilmekle birlikte
teşhisleri ve tedavileri zordur. Alerjik durumların
tedavi etkinliği belli değildir. Tedavi edilen
veya edilmeyenlerdeki gebelik oranları çok farklı
değildir. Bu nedenle rutin olarak ölçülmelerinin
gerekliliği tartışmalıdır. |
| 8-
YAŞ FAKTÖRÜ |
| Normal
koşullarda korunmayan bir çift için evliliğin
birinci yılında gebe kalma şanşı %80, ikinci
yılda %10, üçüncü yılda %1.2 ve dördüncü yılda
%0.6'dır. İlk adetin görülmesinden hemen sonraki
yıllarda gebelik şansı yüksek değildir. Cinsel
olgunluk yaşının başlamasına kadar geçen sürede
genellikle adetler düzenli olarak meydana gelmez
ve yumurtlama olmaması bu dönemde sıktır. Kadında
40 yaşından sonra da gebelik şansı ileri derecede
azalır. 40 yaş ve üzeri olgularda adet düzeni
çoğunlukla normal olduğu halde gebe kalma oranı
%10'un altına düşer. Yumurtaların gelişmesi
ve ovulasyon meydana gelsede oluşan yumurtanın
kolayca döllenebilmesi oldukça güçtür. Gebelik
oluştuğunda anne yaşının ileri olması nedeni
ile bebekte kromozon anomalilerinin ve düşük
riskinin arttığı da göz önüne alınmalıdır. |